SİGORTAMEDYA 

 Türkiye Sigorta Acenteleri Federasyonu’nun (TÜSAF) 6. Olağan Genel Kurulu, bugün (26 Mayıs) Ankara DSİ Konferans Salonu’nda gerçekleşti.

Kuruldan önce, sigorta sektörünün zirvesindeki isimleri buluşturan, “Sigorta Acentelerinin Geleceği ve Sektör Sorunları” başlıklı toplantı ise tüm dikkatleri çekti. Hazine Müsteşarlığı Sigortacılık Genel Müdürü Dr. N. Şerif Çakırsoy, Türkiye Sigorta Birliği (TSB) yeni Başkanı ve Eureko Sigorta Genel Müdürü Can Akın Çağlar, TSB Genel Sekreteri Mehmet Akif Eroğlu ve TÜSAF Başkanı Murat Büyükçelebi’yi ilk kez buluşturan toplantıda sektör gündemine dair çarpıcı açıklamalarda bulunuldu.

Murat Büyükçelebi’nin moderatörlüğünde düzenlenen toplantıda konuşmasına trafik sigortasında tavan fiyat uygulaması ile ilgili açıklık getirerek başlayan Dr. Şerif Çakırsoy, uygulama kapsamında ellerindeki verilerle mümkün olduğunca alt kırılımları da kullanarak bir sayısal model oluşturduklarını ve bu konudaki sayısal tabanlı, somut, görüş, eleştiri ve önerilere açık olduklarını ifade etti.

 Repütasyon kaybı sürerse serbest tarifeye geçiş zor

 Şu anda trafik sigortasında gelişmeler sonrası üç, dört sigorta şirketinin Sigorta Denetleme Kurulu ve Rekabet Kurumu’nun denetiminde olduğunu belirten Çakırsoy, denetimler sonrası gerekeni yapacaklarını kaydetti. Çakırsoy, sorunlu şirketler yüzünden ne sektörün kılcal damarı olarak nitelendirdiği acentelerin ne de tüketicilerin mağdur olmasına müsaade etmeyecekleri konusunda kararlı olduklarını söyledi. Çakırsoy, repütasyon kaybının sürmesi halinde, yıl sonunda beklenildiği gibi serbest tarifeye geçilemeyeceği konusunda da uyardı. Çakırsoy, “Bazı şirketler tepkilerini sayısal veriler sunmak yerine acenteler üzerinden dile getirmeye çalışıyor. Ben de o zaman yine değerli acentelerimiz üzerinden bu mesajı ilgili kişilere iletmiş olayım” dedi.

 Böyle giderse havuz modeli gelir

 Son dönemde sigorta şirketlerinin ayakta yolcu taşıyan minibüs, taşımayan minibüs, özel-tüzel ayrımı gibi taleplerde bulunduğunu söyleyen Çakırsoy, bu kırılımların erişebildikleri verilerde mevcut olmadığını belirterek, “Bunu talep eden şirketler veya Birlik bunları konsolide ederek önümüze koyarsa istişare ederiz. Ama afaki bir şey yapamayız” ifadelerini kullandı.

 Kişisel olarak kamunun doğrudan müdahale edeceği bir sektörü tercih etmediğinin altını çizen Çakırsoy, “Sektörü etkileyen bazı unsurlar böyle davranırlarsa bu iş serbest tarifeye değil, bir şekilde kanunun müdahil olacağı ve bu müdahalenin kalıcı olacağı havuz modeline gider. Gönül ister ki her sektör, kendi fiyatlamasını kendi yapsın. Ama bunu yaparken de kaba tabirle, vahşi kapitalizme müsaade edilmez” şeklinde konuştu.

 Genel şartlar çalışması hazır

 Kanundaki bazı düzenlemelerin trafik sigortası genel şartlarına bırakıldığını hatırlatan Çakırsoy, destekten yoksunluk, değer kaybı, geçici iş göremezlik ve eş değer parça konularında düzenlemelerin hemen hemen hazır olduğunu söyledi. Konuyla ilgili seçim sürecini beklediklerini açıklayan Çakırsoy, “Genel şartlar çalışmasını hemen değerlendirecek durumdayız” dedi.

 Çakırsoy, yeni dönemin en önemli konusunun ise kamu ile ilişkileri yönetmek olduğunu açıkladı. “Satılan poliçe kağıt parçası değil, değerli bir şey” diyen Çakırsoy, fiyatı makul düzeyde tutmak kaydıyla tüketiciye ne alındığının, ne verildiğinin, hangi risklerin transfer edildiğinin sunulması gerektiğini söyledi.

 Acentelere her türlü desteği vermeye hazırız

 Dr. Şerif Çakırsoy, toplantıda Müsteşarlık olarak acentelere ellerini kuvvetlendirecek faaliyet alanı gelişimi, dijitalleşme, çapraz satış gibi her türlü desteği vermeye hazır olduklarına vurgu yaptı. Sigortacılık Kanunu ile acentelerin meslek teşekkülü ile ilgili bazı yetkilerin kendilerine devredildiğini belirten Çakırsoy, mesleğin bazı kurallarına çok karışmak taraftarı olmadıklarını da dile getirdi.

 Bugüne kadar acentelik sözleşmeleriyle ilgili bazı hükümler getirdiklerini ve trafik sigortalarında yüzde 10 asgari komisyon belirlediklerini ifade eden Çakırsoy, “Asgari komisyonla ilgili olarak, ‘Yüzde 17’yi, yüzde 12’yi yüzde 10’a düşürdünüz’ diyenler oluyor. Ancak sayısal modelde çıktılarımız böyle. Bu konudaki itirazlarınız sayısal olmak kaydıyla değerlendirilebilir” dedi.

 “Dağıtım kanalları birbirleriyle uğraşmak yerine herkes kendi alanında derinleşmeli” diyen Çakırsoy, her dağıtım kanalının ayrı bir alanı olduğuna vurgu yaparak acentelerin bankaları rakip olarak görmesine gerek olmadığının altını çizdi. Çakırsoy, şöyle konuştu: “Bizden bankalarla iş birliklerinin geliştirilmesi alanında destek isterseniz bunu verelim. Katılım sigortacılığı ya da başka alanlarda şu hamleleri yapmaya talibiz derseniz Müsteşarlıktan, sektörden Birlikten şunları istiyoruz derseniz her türlü desteği vermeye hazırız.”

 Çağlar: Acenteler, Birlik bünyesinde temsil edilmeli

 TSB Başkanı Can Akın Çağlar, sektörün en önemli parçasının acenteler olduğunu belirterek konuşmasına başladı. Çağlar, şunları ifade etti: “Bizleri sokakta temsil eden en önemli iş ortaklarımız olmanız sebebiyle sektörümüzün temsilcileri olan acentelerimizin sorunları birlikte konuşulmalı. Bundan sonra Birlik bünyesinde sizlerin temsil edilmesi ve sektörün sorunlarının tartışıldığı ortama sizlerin de katılmanız gerektiğini düşünüyorum” dedi.

 Başkanlığı döneminde Birlik bünyesinde acentelerin sorunlarının konuşulduğu bir ortam hazırlamak için gayret sarf edeceğini dile getiren Çağlar, acentelere “Sizler varsanız, biz de varız” diye seslendi.

Kamunun yaşadığı sıkıntıları hissetmek gerektiğini söyleyen Çağlar, “Kamuya sorunları sizler ayrı, bizler ayrı iletiyoruz. Kamuyu bu konuda çok yorduğumuzu düşünüyorum. Ben kamunun hangi sorunların altında ezildiğini, kamuyla nasıl konuşulması gerektiğini bilen biriyim. Sorunlarımızı birliktelikle kamuya aktaralım. Bu yüzden bu toplantıları çok önemsiyorum. Eğer uygun görürseniz bu tarz toplantıları çok daha sık yapalım. Ortak çalışma toplantıları yapmak isteriz. Sizin sorununuz, bizim sorunumuz diye bir sorun yok. Eğer biz kazanıyorsak siz kazanıyorsunuz, siz kazanıyorsanız biz kazanıyoruz” diye konuştu.

 Trafik ve kaskoya sıkışılmamalı, çapraz satış yapılmalı

 Türkiye’deki 10 bin 533 acentenin 1 milyon liranın altında, 7 bin 672 acentenin de 500 bin liranın altında prim ürettiğini açıklayan Çağlar, bu prim üretimiyle evini geçindirebilen acentelerin gerçekten takdire şayan işler yaptığını belitti. Çağlar, sözlerine şöyle devam etti: “Türkiye’de kişi başı prim üretimi 142 dolarken bu Avrupa’da 1.634’tür. Gelin hep beraber sektörü büyütelim. Bugün 500 bin lira ya da 1 milyon lira prim üreterek ne sizler kalıcı olabilirsiniz ne çocuklarınızın geleceğini burada görebilirsiniz ne de bizler bu karlılıkla daha fazla yatırım yapabilecek noktaya gelebiliriz. Türkiye’deki toplam prim üretimi GSMH’nın ancak yüzde 1.5’i olabilir. Avrupa ölçeğine baktığımızda yüzde 6’larda olduğunu görüyoruz. Sektörümüzü Avrupa ölçeğine getirmek sadece sizlerin yükü olmamalı. Bu sorumluluğu sektör olarak üstlenmeliyiz.” Acentelerin trafik ve kasko sigortaları arasına sıkıştığını ifade eden Çağlar, acentelerin çapraz satışa yönelmesi gerektiğini kaydederek, sektör hakkında tüketiciyi bilgilendirmede en önemli görevin acentelere düştüğünü vurguladı.